Etiket

kadının sesi

Yazılar

Özgecan, Şule, Ceren,Emine, daha adını sayamayacağımız bir çok kadın ve şimdi de Pınar…  Haziran ayı içerisinde öldürülen 27.kadın…Yarın belki sen, annen, kız kardeşin, kız arkadaşın, o çok sevdiğin komşun ve daha tanımadığın pek çoğu. Ardı arkası kesilmeyen bir furya olup çıkan, adeta toplumun yüz karası, yakamıza yapışan bir musibet silsilesi. Hepimizin adını ezberlediği, utanç vesikası “Kadın Cinayetleri”

Bir iki tanesi hariç çoğunlukla katille olan bağ gönül ilişkilerine dayanıyor.  Toplumda “yanlış erkeği seçmek” diye bir sebep üremiş durumda. Kim bilebilir ki seçtiği kişinin yarın katiline dönüşeceğini? Hepimiz güzel umutlar ve güzel heyecanlarla başlamıyor muyuz ilişkilerimize? Hepimiz o hayatımızdaki kişiyi yere göğe sığdırmıyor muyuz, savunmuyor muyuz ele güne karşı sürekli? Ana sorun; erkek arkadaşın yanlış seçimi değil, erkek çocuğun yanlış yetiştirilmesi. Önce toplum olarak bunu anlama, kabullenme ve etrafa kabullendirme zamanı.

Öteden beri sergilenen davranışların ve karakterin çocukluğa ve hatta bebekliğe dayandığını sıkça duyarız. Çocukluğun yanı sıra bugün de içinde bulunulan şartlar, yetişilen aile, yetişilen toplum, arkadaş ortamları, erkek egemen gelenekler, cinsiyetçi yaklaşımlar, cinsiyetçi kariyer imkanları dahil olmak üzere daha sayamadığımız pek çok neden inceden inceye erkeklere bu manasız güç(!) hissiyatını aşılıyor.  Ailelerin erkek çocuklarını gözünde bu denli yüceltmesi, “erkektir yapar” zihniyeti, en modern ve en eğitimli gözüken ebeveynlerde bile erkek çocuklarına müsamaha gösterme oranının yüksekliği, erkek çocuğunun kendini dünyanın merkezi sanması tüm bunlar geleceğin şiddet eğilimli bireylerine zemin hazırlamakta ne kadar da usta işbirlikçiler.

Çocukların yetişirken demokratik, iyi birer eş ve kadınına değer veren bir erkek olması çok mu zor peki?  Örnek alınan uyumlu, saygının ve iletişimin eksik olmadığı bir aile,  annesine veya kız kardeşine evde verilen söz hakkı, kendini ispatlamanın ses yükseltme, aşağılama veya iğneleme olmadığının empoze edildiği bir yetişme ortamı lazım bu toplumun erkek çocuklarına. Ancak o zaman bir şeylerin düzelmesine umut besleyeceğiz.

Tıpkı Sait Faik’in dediği gibi : “Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey”