Etiket

masumiyet müzesi

Yazılar

Çok sevilen eserlerin diziye çevrilmesi her zaman eski tadı vermese de kaliteli bir kurgu ve iyi bir oyuncu kadrosuyla sevilerek izlendiği ortak düşüncemiz. İşte son aldığımız haberlere göre dizi olma yolundaki 3 enfes eser.

  1. Masumiyet Müzesi : Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un çok sevilen romanı  Masumiyet Müzesi, 1975-2000 yılları arasında İstanbul’da geçen, insanı adeta içine hapseden sürükleyici bir aşk  hikayesini anlatıyor. New York Times tarafından “2009 yılının en iyi kitapları” arasında yer alan kitap fakir akrabası Füsun’un aşkından deliye dönen zengin çocuğu Kemal’in hikayesini işliyor. Kemal bir süre sonra saplantılı aşkından ötürü oldukça değişik durumların içerisinde yer alıyor. Orhan Pamuk, 2008’de yayımlanan kitabın ardından 2012’de Beyoğlu Cihangir’de  19. yüzyıldan kalma bir eve kurduğu müze ile okuyucuya kitabı yaşatmayı başardı. Kulaklık ile gezebileceğiniz müzenin giriş bileti ise kitabın içerisinde sizi bekliyor. Eski İstanbul muhitlerinden sıkça bahsedilen kitabın dizi versiyonunda bu nostaljik kısımların nasıl işleneceği ise merak konusu. Dizinin baş rolünde ise kesin olmamakla beraber Çağatay Ulusoy’un olacağı söylentiler arasında. Dizinin bir diğer özelliği ise Amazon Prime’ın ilk Türk dizisi olacağı. 2 senedir planlanan bu projenin yapımcısı ise Eric Barmack ve OGM Pictures. Şimdiden merakla beklenen dizi için herkese keyifli seyirler.
  2. Ejderha Dövmeli Kız : İsveçli polisiye yazarı Stieg Larsson ait olan Ejderha Dövmeli Kız , yazarın Millennium adlı üçlemesinden birisi. Hem film hem de kitap olarak sevenleri ile buluşan Ejderha Dövmeli Kız’ın,  şimdi eski öyküsünden bağımsız olarak yeni bir hikaye ile uyarlanıp dizi olacağı açıklandı. İngilizce olarak çekilecek olan dizinin henüz oyuncuları ve yayın tarihi ise belirsizliğini koruyor. Dizi Amazon Prime’da seyircisi ile buluşacak.
  3. Upgrade : Leigh Whannell’ın 2018 tarihli Bilimkurgu türündeki filmi olan Upgrade’in filmden sonraki kısımları ekranlarda dizi olarak yayınlanmaya devam edecek. Whannell’ın hem yazıp hem yönettiği filmde STEM adlı bir mikro-çip ile Grey Trace  fiziksel yeteneklerini aşıyor ve karısının ölümüne sebep olanlardan intikam almak için kolları sıvıyordu. Filmden 1-2 yıl  sonrasını konu alacak olan dizide filmdeki başrol oyuncusu Logan Marshall-Green’in ise olup olmayacağı şimdilik meçhul. Dizinin oyuncu kadrosu, çekim ve yayın tarihleri merakla beklenen konulardan.

 

Bazı aşk romanları vardır ki insanın aşık olası gelir.

Sevenler için derlediğimiz  Unutulmaz 5 Aşk Romanı :

  1. Zülfü Livaneli / SERENAD : Zülfü Livaneli’nin bu eseri şüphesiz saygı duyulacak türden. Akıllardan silinmeyen detayları ile SERENAD, 2. Dünya Savaşı’nda Almanya’daki Yahudi Soykırımından kaçarak Türkiye’ye sığınan bilim adamlarından birinin yaşadığı 60 yıllık bir aşk hikayesini anlatıyor. Okurken tüylerin diken diken olmaması elde değil.
  2. Orhan Pamuk / MASUMİYET MÜZESİ : “Böyle bir aşk olabilir mi?” dedirten Masumiyet Müzesi ‘ni okuyunca insanın adeta aşık olası geliyor. Kitap eski İstanbul muhitlerinde geçen bir yasak aşk hikayesi ile başlıyor ancak sonradan olaylar hiç beklenmedik bir şekilde değişiyor. Kitaptaki akıl almaz aşkı en iyi ifade eden kısım ise şüphesiz Füsun’un içtiği sigaraların izmaritlerinin biriktirilmesi. Kitaptan sonra Galata’daki müzeyi kulaklıkla gezmek ve kitaba dair detayları görebilmek ise ayrı bir zevk.
  3. Turgut Özakman / ROMANTİKA : Mutsuz evliliklerde boğulan 2 ayrı insanın seneler sonra yollarının kesişmesi ile başlayan bu özel romanda aşk, saygı, romantizm ve daha pek çoğunu bulabileceksiniz. Klasik aşk romanlarına benzemiyor oluşu bu kitabı özel kılıyor.
  4. Sabahattin Ali / KÜRK MANTOLU MADONNA : Hızlıca okuyabileceğiniz, Sabahattin Ali’nin 1943 yılında yazdığı bu efsanevi roman, Almanya’da yaşayan bir Türk’ün hüzünlü aşk hikayesini konu alıyor. Bitince üzüleceğiniz türden.
  5. Gabriel Garcia Marquez / KOLERA GÜNLERİNDE AŞK : 51 sene, 9 ay, 4 günlük şehvetli ve saplantılı bir aşkı anlatan Kolombiya kökenli yazar Marquez 2 ayrı Nobel Edebiyat Ödülü alarak, 1985’ de  bu kitabı yazmıştır. Kitap aynı zamanda 2007’de de sinemaya uyarlanmıştır. Kitabın dili biraz ağır olduğundan muhakkak kafanızın yoğun olmadığı bir dönemde okumalısınız.

Orhan Pamuk’un ustaca yazıya döktüğü, heyecanlı bir aşk romanı olan Masumiyet Müzesi , aynı zamanda yine Orhan Pamuk tarafından  Beyoğlu/ Çukurcuma’da meraklılarına 2012 yılında kapılarını açan bir müzedir. 2014 yılında “Avrupa’da Yılın Müzesi Ödülü” nü almıştır.

       2008 yılında okurla buluşan roman, zengin aile çocuğu Kemal’in Füsun’a olan bağımlılık derecesindeki aşkını anlatıyor. 1950-2000 yılları arasında İstanbul’un başta Nişantaşı olmak üzere pek çok semtinde geçen romanda okurlar aşk, aile ilişkileri, entrika, cinsellik, heyecan duygularını rahatlıkla hissedebiliyor. Müzeye gitmek için illa ki romanı okumuş olmanız gerekmiyor ancak romanda kullanılan eşyalar ve nesneler müze içerisinde sergilenmiş durumda olup, müze kulaklık yardımı ile gezildiğinde romandaki olaylarla ve eşyalarla ilgili pek çok detayı daha iyi anlaşılıyor. Romanın ikinci yarısında Füsun’un ailesinin evi olarak belirtilen konak, şu an müze olan konak olarak belirtilmektedir ancak bu elbette bir kurgudur.  

      Pazartesi günleri, 1 ocak ve dini bayramların 1. günleri hariç her gün açık olan müzeye giriş normalde ücretli ancak romanın son sayfalarındaki bileti müze girişinde damgalattırdığınızda müzeye giriş ücreti ödemenize gerek kalmayacaktır.

     Müze içerisinde açılan bir dükkanda ise, romanda tasvir edilen bazı eşyalar satılık, dileyen misafirler satın alıp hatıra saklayabiliyor.

     Ünlü sanat tarihçisi Simon Schama, müze hakkında “Financial Times” gazetesine yazdığı yazıda, “Dünyadaki en güçlü, en güzel, en insanî ve en etkileyici çağdaş sanat eseri,” diye yazdı.

     Müzeyi gezerken etkilenilmesi en olası ve farklı bölüm ise,  Füsun’un içtiği sigaraların izmaritlerinin Kemal tarafından gizlice biriktirilmesi kuşkusuz.

Keyifli okumalar ve keyifli gezmeler.