Tebrikler! En zorlu dönemleri geride bıraktınız ve artık biricik yavrunuzun kendisine ait yepyeni bir dünyası, kendi arkadaşları ve kendi ortamı olacak, bu onun hayatının geri kalanı için harika bir başlangıç. Ancak bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için, sağlıklı başlayabilmesi gerekiyor ve bunun için, tahmin edebileceğiniz üzere, size düşen bir şeyler elbette var.

Kreş Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli? yazımızda doğru seçim için püf noktaları sizinle paylaşmıştık. İçinize sinen bir kreş seçtiyseniz, şimdi ikinci kısım olan alışma sürecine geçeceğiz.

Her konuda olduğu gibi bu konuda da çocuğunuzla iletişim kurmanız çok önem taşıyor.  Okulun ilk gününden bir süre önce,  okul nedir, nasıl bir yerdir, orada neler yapılır, öğretmen ne demektir gibi onunla kendisinin algılayacağı şekilde  sohbetler edebilir ve hatta bu süreci aktaran kitaplardan faydalanabilirsiniz. Görsel anlatım sunan kitapların gücü burada da işinize yarayacaktır.

Çocuğunuzun öğretmeni ile bağ kurması en önemli noktalardan biri. Bu yüzden öğretmeniyle tanışıp eğer ona ısındıysanız çocuğunuza da bunu yansıtmalısınız. Okulun ilk gününden önce öğretmeninin fotoğrafını gösterip, ismini belirtmeniz bile bir başlangıç. “Yarın okula gideceğiz, orda pek çok arkadaşın olacak, öğretmenin böyle birisi, ismi şu, seninle oyun oynamak istiyor” şeklinde bir başlangıç konuşması onu bir tık daha hazır hale getirecektir. Sizin hislerinizi onun da hissedeceğini unutmayın. Siz tedirginseniz, o da tedirgin, siz rahatsanız o da daha rahat olacaktır.

Her okulda değişmekle beraber genellikle okulun ilk 1-2 haftası süreci olur ve  bu süreç her çocukta gösterir. Kimi 1 hafta yeterli iken, kimileri 1 ay veya daha uzun süreye de ihtiyaç duyabilir. Çocuğunuzun yaşı kadar, bu zamana kadarki deneyimleri de bu süreçte etkili olacaktır.  Bu yüzden her ne olursa olsun bu süreçte çocuğunuzu diğer çocuklar ile kıyaslamamalı ve asla baskı kurup ona kendisini suçlu gibi hissettirmemelisiniz.  İlk kez dış dünyada bakım vereninden uzak kalacağı için kaygılarını normal karşılamanız çocuğunuzun sağlığında elbette çok önemlidir. Oryantasyon sürecini çocuğunuzun alışma sürecine oranla mümkün olduğunca uzatmaya gayret etmeli ve bu konuda okulun da sizi anlaması için elinizden geleni yapmalısınız.

Çocuğunuzun alışmasını kolaylaştırmak için sevdiği bir arkadaşıyla aynı sınıfı seçmeniz de ayrıca işe yarayabilir. Sınıfında önceden tanıdığı bir arkadaşının olması bu adaptasyonu hızlandırabilir ve kendisini güvende hissettirebilir. Bir alternatif olarak okula giderken sevdiği bir oyuncağını yanına almasını  da önerebilirsiniz. Bu da kendisini daha güvende hissettirecektir. Ancak en önemlisi alışma sürecinde, henüz tam anlamıyla hazır değilken sizin yanınızdan zorla koparılmaması ve  mümkünse sizi görebileceği bir noktada olabilmenizdir.

Oryantasyon sürecinde yarım saat ile başlayarak, gün be gün zamanın 1 saate, 2 saate çıkarılması ve yavaş yavaş sürecin uzatılması de sağlıklı bir süreç yönetimini sağlayacaktır. Son olarak ne zaman geleceğinizi ona her gün anlayabileceği şekilde ifade etmeniz ve mutlaka söz verdiğiniz saatte  orda olmanız da hem size olan güvenini sıcak tutmasına hem de okulu sizden bir kopuş olarak algılamaması için oldukça önem taşımaktadır.

Tüm bunlara rağmen hala çocuğunuz gitmek istemediğini söylüyor, isteksizce davrandığını fark ediyorsanız hazır olmadığının göstergesi olabilir.  Bu şekilde hala okula gitmesini beklerseniz , bu durum ileride farklı sonuçlar doğurabileceği için çocuğunuzun tepkilerini iyi gözlemlemeli ve verdiği mesajları dikkate almalısınız.

Yazar

"Ayrıcalığın : Kadın Olmak"

Bir Yorum Yaz