Baharın gelişine evimizden şahit olduğumuz bugünlere aslında bardağın dolu kısmından bakmak gerek.

Mecbur olunmadığı sürece kim hayatının belirli bir dönemini araç kullanmadan, toplu taşımaya binmeden, işe gitmeden ve hatta arkadaşlarıyla buluşmadan geçirmiştir ki. Yaşanılan bu dönem dünyanın hemen her köşesindeki insanlar için farklı bir deneyim sunuyor.

Kimi hiç fark etmediği bir arkadaşıyla sosyal medyada iletişime geçerken, kimisi hep ertelediği; fakat yapmak istediği o “şeye” başlıyor.

Karantinada olunan bu günlerde evde neler yapılabilir diye düşünenlere bir kaç tüyo da biz verelim:

  1. Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi? Sanırım bu sorunun yanıtı en azından bir süre için yalnızca “okuyan” olacaktır. Kitap okumak ruhu dinlendirir. İster , ister macera, ister duygusal. Hemen herkesin kitaplığında veya evinin bir köşesinde terk ettiği ve devamlı ertelediği o kitap için işte tam uygun zaman.
  2. Hazır kahve, yeni nesil kahve kültürü derken, unutulan cezveler, kahve makineleri mutfaktaki raflarından harekete geçip, hizmet etmeye hazırlar. Hanımların ellerindeki lezzetin, kahveyle bütünleşmesi unutulmamış mıydı?
  3. Tiyatroların kapanması, oyunların iptal edilmesi dünyanın sonu değil. Hala izlenmeyen belgeseller var.
  4. En azından ayda bir de olsa gidilen canlı müzik konserleri ve resitaller maalesef bir süre rutinlerde olmayacak; fakat müjde, artık o caz, pop ve rock şarkıcıları kendi evlerinden hemen her akşam canlı yayında dinleyenleri ile buluşuyor.
  5. Hazır kek, poğaça, tart derken birçok insan unutulan tarifleri bir köşeye not etmeye başladı bile. Hemen her internet sitesinde artık kolayca ulaşılacak tarifler herkesin evinin mutfağına misafir olmaya hazır.
  6. Çalışmaya ara veren diyetisyenler artık her yerde. Günlük rutinlerinde yazmaya vakit bulamayan diyetisyenler, kilo vermek ve kilo kontrolü yapmak isteyenlere ufak tüyolarla her gün bir kaç tüyo vermeye başladı. Fit tarifleri de artısı diyelim.
  7. Beyaz yakalı hayatından zaman bulamayanlar için meditasyon ve artık evlerde. Her akşam yapan yoga eğitmenleri, psikologlar desteğe her zamankinden çok daha istekli.
  8. Bağışıklığın öneminin iyice anlaşıldığı bugünler, herkese beslenmenin önemini hatırlattı.
  9. Çocuklarıyla vakit geçiremediğinden şikayetçi ebeveynlerin bu dönem bulunmaz hint kumaşı misali gibi geldi ayaklarına.
  10. Ailecek sofraya oturmaların tam zamanı. Kimin önce işten geleceği konusu ise mevzu dışı.

Anlaşılan o ki her ne kadar evde ne yapabiliriz diye düşünsek de aslında harekete geçmek için tam zamanı!

Yaşanılanların geçici olduğunu hatırlatarak, stressiz olarak bu süreci sağlıklı atlatmanız dileğiyle,

Yazar

1984 İstanbul doğumluyum. İstanbul, içerisinde yaşarken kaçıp gitmek isteyen birçok insanın aksine benim için bir yuvadır. Üniversite yıllarım dışındaki çocukluğum, gençliğim ve yetişkinliğimi geçirdiğim bu koca şehirde bazen saklanarak bazen ise kalabalığına karışarak yaşamak benim için başlı başına bir zevk.Çalışmakta olduğum firmanın hem iç eğitmenliğini yapmaktayım hem de müşteri hizmetleri departmanının kalite ve eğitim takımının yöneticisi olarak çalışmaktayım. Ulaşabildiğim kadar çok insanın hayatına dokunarak, bildiklerimi paylaşmak ve bu şehri sevmek mutluğumun ve kişisel tatminimin başlıca sebepleri.Sanata, spora ve kitaplara olan tutkum çocukluğumdan gelir. Üniversite zamanında ilgilendiğim latin dansları ve şu an devam ettiğim Lindy Hop dansına ek olarak, İstanbul'un sanat kaynaklarından sınırsızca yararlanmayı bilen bir şehirliyim.

Bir Yorum Yaz