İş Hayatı kategorimizin konuğu ekolojik ve sağlıklı beslenme markası GekoO’nun Kurucusu Özlem Atabaş. Kendisi çevre değerlerine saygılı bir birey, ailesinin sağlıklı beslenmesine özen gösteren bir anne ve eş; çalışanların eşit koşullara, mutlu çalışma ortamlarına sahip olma haklarının olduğunu savuran bir iş veren ve kadınların ekonomik-sosyal yönden gelişimini önemseyen, ekolojik değerlere bağlı bir kadın girişimci. Röportajımız aracılığıyla kendisini tanımanın ve örnek kariyer yolculuğunu sizinle paylaşmanın sevincini yaşıyoruz. Keyifli okumalar,

1.Sizi ve markanız GekoO’yu kısaca tanıyabilir miyiz? 

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji mezunuyum. 10 yaşında bir oğlum var. Mesleğim gereği ekolojik düşünce ve sağlıklı yaşam konuları her zaman ilgi alanımdı. Var olduğum ve çalışabildiğim sürece faydalı işler yapma arzusu bir ekolojik ve sağlıklı beslenme girişimi başlatma eylemine dönüştü.

Eşimle birlikte çevreye ve toplumsal yaşama katkı sağlayacak bir sosyal girişim modeli üzerine düşünmeye başladık. Kadını güçlendirme çok hassas olduğum diğer bir konu olduğu için her yönüyle içinde iyilik olan bir girişim hayal ettik.

Üretici olma fikri, biz iş modeli üzerinde düşünmeye başladıktan sonra gelişti. Profesyonel deneyimlerimizle hayallerimizi harmanladık. Böylece Türkiye’nin organik atıştırmalığı GekoO ortaya çıktı.

GekoO çocuk ve hamileler başta olmak üzere, ekolojik ve sağlıklı beslenmek isteyen herkese, lezzetli ve doğa dostu ürünler sunan bir sosyal ve eko-girişim.

2. GekoO markasını kurmadan önce hangi alanlarda çalışıyordunuz ve dönüşüm sizin için nasıl başladı? 

Uzun süre ilaç sektöründe çalıştım. Solunum sistemi, alerjiler, hipertansiyon ve kalp hastalıkları gibi birçok kronik hastalıkları ve tedavilerini yakından inceledim. Hastalıkların oluşma nedenlerinin sıklıkla hareketsiz yaşam tarzı, çevresel etkenler ve hatalı beslenmeyle derinden alakalı olduğunu gördüm. Bilimsel tıbbi makalelerde ve güncel beslenme kılavuzlarında sağlıklı beslenmek için sağlıklı ürünler ve özellikle kalori azaltmaya dikkat çekilmekte.

Bu kılavuzlarda en fazla öne çıkan beslenme tarzı ise ‘Akdeniz Tipi’ beslenme. Sağlıklı ürünlerle beslenmenin yüksek kan basıncı, diyabet, kalp hastalıkları ve kanser gibi kronik hastalıklar üzerine engelleyici ve iyileştirici özellikleri olduğu yönünde bilimsel yayınlar hızla artmakta.

Anne olduktan sonra bebek beslenmesi üzerine hassasiyetim daha da arttı. İlk organik, sağlıklı atıştırmalıkları oğlum ve ailem için evde geliştirmeye başladım. Çalışan bir anne olarak hem yemek hem de sürekli atıştırmalık yapmak çok vaktimi alıyordu. Dışarda besin değeri, hijyen ve kalite olarak aradığım gıdayı da bulamıyordum. Benim gibi çocuklarını organik beslemek isteyen birçok annenin sağlıklı gıdalara ulaşmakta zorluk çektiğini gördüm. 

İş modeli geliştirirken eşime, ‘Neden biz benim harika formüllerimi başka çocuklar için de üretmiyoruz?’ dedim. 

Böylece, kendi yaşam tarzımıza sağlıklı beslenmek isteyen insanları; anne-babaları ortak etmek için üretici olma kararını verdik.

3) GekoO markasını bir sosyal ve eko-girişim yapan unsurlar nelerdir? 

Sürdürebilir bir sistem kurarken mesleki deneyimlerimizin çok faydası oldu. Karbon ayak izi, geri dönüşüm gibi çevreye saygılı üretim yaparken; satın alma, satış-pazarlama gibi konularda da adil ticaret ilkelerini uygulamaya başladık. 

Ürünlerimizi endüstriyel gıdalara alternatif; şekersiz, koruyucusuz, doğal, yerel tohum, besin değeri yüksek ve en sağlıklı haliyle formülleştirdik. Üretimi hiç kolay olmayan bu reçeteleri, birçok deneme sonrası kusursuz hale getirdik. İzlenebilir, kurallı, şeffaf ve güvenilir olması nedeniyle organik sertifikalı üretim modelini tercih ettik.

Şu anda ürünlerimizi, koruyucu, pestisit, GDO, trans yağ, rafine beyaz/invert şeker, katkı maddesi içermeyen organik sertifikalı ham maddelerle ve Tarım Bakanlığı Organik Yönetmeliğine uygun olarak üretiyoruz. Kendi reçetelerimizde kullandığımız, ürünlerimize lezzet katan sağlıklı ve kaliteli ham maddelerimizi de ekonomik fiyatlarla temel gıda maddeleri olarak müşterilerimizin mutfak kullanımına sunuyoruz.

Aynı zamanda, birlikte çalıştığımız iş arkadaşlarımızın keyifli ve adil bir düzende daha çok mutlu olabileceklerini düşünerek, hiyerarşinin olmadığı dairesel bir organizasyon yapısı planladık. Kadının güçlenmesi ve kadın istihdamını artırmak için de çalışanlarımızın kadın olmasını tercih ettik. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü de tatil ilan ettik. 

4) Kendi markanızı oluşturma sürecinde nelerden ilham aldınız? 

Marka ismini düşünürken içerisinde ‘ekoloji’yi hatırlatan, kolay akılda kalan, sevimli bir maskotumuzun olacağı, aynı zamanda da uluslararası pazarlamaya uygun bir ad aramaya başladık. Balayımızda gittiğimiz Bali Adası’nda gekolar çok meşhur ve kutsal hayvanlardı. Aklıma buradan geldi. Sadece ikinci ‘O’ harfini melodik ses vurgusunu uzatmak için ekledim.

Geko, gekogiller familyasına ait bir tür kertenkele. Yeryüzünde yaklaşık 1500 kadar geko türü var. Birçok coğrafyada ve inançta kutsal sayılırlar. Şans ve uğur getirdiklerine inanılır. Bilgeliği temsil ederler. Zararlı böcek ve haşerelerle beslenirler. Tutunma ve görme yetenekleri eşsizdir. Bizim marka adımız bu sevimli ve harika özellikleri olan hayvandan geliyor. 

5) GekoO ürünleri kısa zamanda çok sevildi. Bu başarıyı siz nelere bağlıyorsunuz? 

Bizim yaptığımız iş ticari karlılıktan öte bir gönül işi. Kurumsal yapımızı koruyabilmek için en başta hazırladığımız etik manifestomuzdan hiçbir şekilde ödün vermedik. Markamızın oluşturduğu sempatik algı bir tarafa, çok güçlü bir güven duygusu var.

Müşterilerimiz de ürünlerimizi satın alırken hem kendileri hem de gezegen için iyi bir şey yaptıklarının bilincinde. 

Ayrıca, üretimde dikkat ettiğimiz hususlardan en önemlisi ‘Gıda Güvenliği’. Hijyenik koşullarda ürün akışının sağlanması ve kontrol edilmesi için bir dizi kurallar ve uyguladığımız kalite standartları mevcut. 

6) GekoO’yu sadece bir gıda markası olarak görmüyoruz. Marka bize çok farklı mesajlar veriyor ve dünya için, çevre ve gelecek için savunduğu değerler var. Sizi farklılaştıran üretim prensipleriniz, değerleriniz nelerdir? 

GekoO, öncelikle yerel tohumları, Anadolu topraklarının, havanın ve suyun temiz kalmasını, ekolojik tarım yapan çiftçilerin adil kazanca ulaşmasını savunan bir girişim. Bizim üretim miktarlarımız arttıkça yarattığımız kelebek etkisi de artmış oluyor. 

Kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlenip, bir başarı hikayesine ortak olmanın gururunu yaşadıklarını gördükçe daha çok heyecanlanıyoruz. Ayrıca, hiyerarşik yapının olmadığı eşitlikçi bir idare modelinin insanları daha fazla mutlu ettiğini, genç arkadaşların bizimle çalışmaya çok hevesli olduğunu görüyoruz.

Adil ve dürüst ticarete inandığımız için duruşumuz birçok firmanın iş yapış şeklini değiştirdi. Yarattığımız farkındalıkla satın alma kararında etkin olan yöneticileri etkilemeyi başardık.

Mesajlarımızda iklim krizine dikkat çekmeye, aşırı tüketimi önlemeyi çalışıyoruz. Ekolojik tarımın insan ve doğa sağlığı için önemini her seferinde takipçilerimizle paylaşıyoruz. Çevre etkinliklerine katılıyoruz. 

7) Başarılı bir girişimci olarak, sizi GekoO’nun kuruluşunda en mutlu eden ve en zorlayan konular nelerdi?

Önce zorluklardan bahsedeyim. Sosyal bir girişim olarak, henüz organik tüketimin yaygınlaşmadığı ve sürekli ekonomik ve politik krizler yaşayan bir ülkede tutunmaya çalışmak bizi oldukça zorladı. Birçok ham madde üreticimiz ekonomik krizler nedeniyle piyasadan çekildi. Her krizde yeni bir strateji belirleyip, yeni ürünler geliştirmek zorunda kaldık. Ne yazık ki aralıksız çalışmak biraz oğlumla geçireceğim değerli zamanları azalttı. 

Olumlu gelişmeler ise kuruluşumuzun 3. Yılında büyüme kararı aldık. Bize güvenen iki melek yatırımcının desteği ile doğru zamanda başarılı bir hamle gerçekleştirdik. 

Sosyal girişimlerin ülkemizde yatırım veya hibe fon alması imkânsız gibi bir şey. Biz diğer sosyal girişimlere böylece umut kaynağı olduk. 

Bir diğer başarımız bu yıl Almanya ve Hollanda’ya ürünlerimizi göndermeye başladık. 

Katma değerli ürünlerle ihracat yapıyor olmak bizim için ayrı bir gurur. GekoO markasını uluslararası bir marka yapmak için ilk adımı böylece atmış olduk.    

8) Sizi farklı projelerde de görecek miyiz? Bir sonraki hedefiniz nedir? 

İç pazarda bazı iş ortaklıkları ve çok farklı ürünler üzerine çalışıyoruz. Sistem altyapımız çok güçlü olduğu için bu projelerin başarılı olacağını düşünüyorum. 

Bir diğer markamız olan ‘Neşeli Tahıllar’ ailesine yeni ürünler katılacak. 

Orta vadede Almanya’da GekoO’nun devamı bir işletme kurmayı planlıyoruz. Kalkınma ajansları ile görüşmelerimizi yaptık. İş planı hazırlığımız ve tesis araştırmamız eş zamanlı devam etmekte. Pandemiyi sağlıkla ve bir an önce atlatmak en büyük dileğimiz.

Yazar

"Ayrıcalığın : Kadın Olmak"

Bir Yorum Yaz