Türkiye’nin AntiGravity Yoga eğitmenlerinden biri olan Verda Kutsal ile yoga, ve beslenme ilişkisi, online antremanlar ve kariyer planı üzerine yaptığımız röportajımızı keyifle gerçekleştirdik. Sorularımıza verdiği samimi cevaplarla işte Verda Kutsal ve kıymetli bilgileri :

1. Öncelikle kısaca sizi tanıyalım, Verda Kutsal kimdir?

Merhaba, ben 1982 İstanbul doğumluyum. Spor hayatıma 8 yaşında artistik buz pateni ile başladım. İleriki yıllarda başka spor dalları denemiş olsam da esas yetenekli olduğum ve aşık olduğum her zaman buz pateni oldu. Üniversiteyi de bu dalda Antrenörlük Bölümünde okuyarak tamamladım. 2001 Senesinden itibaren bir kaç sene antrenörlük yaptım. Hayatımın en güzel seneleriydi. Daha sonra antrenörlüğü bırakıp 2007’de pilates eğitmenliği ile fitness hayatıma geçiş yaptım. O zamandan beri en iyi ekiplerle çalıştım. Çok sayıda eğitime katıldım. Yerli yabancı bir çok eğitmenle çalışma ve onların tecrübelerini dinleme şansım oldu. Kendimi kendi tarzımda geliştirmeye çalıştım. Şimdi de istediğim şartlarda ve şekillerde çalışmalarıma devam ediyorum.

 

2. Siz Türkiye’nin ilk antigravity yoga eğitmenlerindensiniz, antigravity yoga hakkında bize biraz bilgi verir misiniz? Antigravity yoganın bilinen yogadan farkı nedir ?

AntiGravity yoga, yer çekiminin bizi alt üst eden etkisini (postür bozuklukları) yok eden ve bu etkiyi terse çeviren bir teknik. Hamaklarla kendimizi rahatça ters çevirebildiğimiz, yaş sınırı olmayan, hemen hemen herkesin uygulayabileceği muhteşem bir çalışma.
Yogadan farkı, AntiGravity yogada ters duruşlar omurgada sıfır baskı ile yapılıyor. Derin esnetmeler hamak içinde yer çekimi olmadan uygulanabiliyor. Ters duruşlar gerek kan dolaşımı, gerek omurga sağlığı, gerek sinir sistemimiz olsun bir çok önemli konuda insanoğluna çok iyi geliyor. Bu teknik de kişiye baş yere değmeden, boyna baskı uygulamadan kendini rahatça ters çevirebilmesine olanak tanıyor. Dersin sonundaki yogadaki savasanayı biz hamak içinde kozada yatarak sağlıyoruz. Farkı ise vücudun yer çekimine maruz kalmaması.

 

3. Kardiyo egzersizleri yapmak ile kas odaklı çalışmak arasındaki fark tam olarak nedir? Sağlıklı ve fit kalmak adına bu çalışmaları ne sıklıkta uygulamalıyız?

Kardiyovasküler egzersizler aslında kalbi güçlendirmek, kalp oksijen kapasitesini artırmak için yaptığımız egzersizlerdir. Kan dolaşımı artar. Nabız hızlanır ve kalp antrene olur. Modern ve şekilci dünyamızda ise amaç yağlardan kurtulmaktır. Yani nabzımızı artırarak vücudun kötü beslenerek depoladığı yağları kullanması için uğraşırız.
Kassal çalışmalarda ise kasın gücünün artması, şekillenmesi, sıkılaşmamızdır amaç. Metabolizma hızlanır ve yaptığımız kardiyo çalışmalarda daha fazla yağ yakmaya vücudu götürmemizi sağlar.
Yağ kasa, kas yağa dönüşmez. İki yapı birbirinden farklıdır. Ve bu nedenle de sağlıklı olmamız için de, fit olmamız için de ikisini de hayatımıza sokmalıyız.
Haftada 3 kas çalışması 3-4 sefer de kardiyo çalışması idealdir. Ama tabii ki bu kişinin amacına göre değişir. Haftada 1 yapılan hiç bir çalışma işe yaramaz. 

4.  Daha önce spor yapmamış olup spora başlamak isteyen kişiler, ilk olarak nereden başlamalılar ? Kendilerine en uygun sporu nasıl belirleyebilirler?

Bence başlangıç seviye pilates ile doğru ve kontrollü egzersiz yapmayı anlayıp öğrenip daha sonra sevdikleri diğer egzersizlere yönelebilirler. Bu dersler illa özel ya da illa makine ile olmak zorunda değildir. Kişi bütçesine göre de grup Mat Pilates derslerine katılabilir, çok da faydasını görür. İşin devamı için kilit kelime insanların “sevdikleri” egzersiz tipini bulmalarıdır. Bu herkes için başka bir ders olabilir. İlla biri şu derse katıl dediği için değil kendi istediği için gitmelidir ya da seveceği egzersizi aramalıdır. Böylece devamı gelecektir. Kimse istemediği bir derse devam etmez. Ben de etmem 🙂

5.  Kısıtlı vakte sahip olup spor yapmak isteyen okuyucularımıza ve maddi olarak çok bütçe ayırmadan, kendi uğraşlarıyla formunu korumak isteyen okuyucularımıza önerileriniz neler olur? 

30 dakikalık bir kassal egzersiz de çok fayda sağlayabilir. İlla 50 dakika olması şart değildir. Bütçeyi düşünecek olursak internette çok fazla ders videosu var, artık eğitmenlere ulaşmak çok kolay. Üstelik dünya standartlarında. Kardiyo olarak da dans dersleri yine internetten hem eğlenceli hem de bütçede rahat olacaktır.
İnternet dışında ufak bütçelerde grup dersleri veren tesisler artık artışta. Onlar da değerlendirilebilir.

6. Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için, tek başına spor yapmanın yeterli olmadığını aynı zamanda sağlıklı beslenmenin de gerektiği biliyoruz. Spor ile beslenmenin ilişkisi hakkında bize biraz bilgi verir misiniz? Sizce spor öncesi ve sonrası beslenme nasıl olmalıdır?

Nasıl beslenmeliyiz kısmına girmeden beslenmenin çok önemli olduğunu belirtmeliyim. İşin büyük çoğunluğu ne yediğimizde. Çünkü yediğimiz besin enerjidir. Yaktığımız ya da kas yapmak için harcadığımız efor da enerjidir. Yediklerimiz ile vücudumuzda yük yaratmamak yaptığımız egzersizin işe yaramasını sağlar. O nedenle beslenme işin en büyük ve önemli kısmıdır. Sadece ideal beslenip egzersiz yapmazsak da kaslar kendi kendine güçlenmez. O nedenle ikisi yaşamımızdır. Olmazsa olmazımızdır.

7. Malum dünya üzerinde bir salgını mevcut ve şuan spor salonları tedbir amacıyla kapatıldı. Pandemi sürecinde sizde sosyal medya üzerinden derslerinize devam ediyorsunuz ve pek çok takipçiniz olduğunu biliyoruz. Peki pandemi durumu ortadan kalktığında, spor alışkanlıklarımızda değişim olmasını bekliyor musunuz?

Pandemi ortadan kalktığında daha önce egzersiz yapmayı sevmeyen bir çok kişinin artık egzersiz yapan ve bundan keyif alan bireyler olarak çıkacağını düşünüyorum. Bu konuda bana çok mesaj geliyor ve çok mutlu oluyorum.

8. İnternet üzerinden birçok şeyin yapılabildiğini gördüğümüz bu pandemi günlerinde, spor eğitmenliğinin de internet vasıtasıyla daha da gelişeceğini düşünüyor musunuz?  Bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Açıkçası dijital ortamda hizmet verebilen bir meslek türüne dönüştü ancak benim düşüncem biraz farklı. Uzaktan (online) ders verme bana ters bir durum açıkçası. Ben şu an sadece kendi öğrencilerime online olarak mecburen ders veriyorum çünkü onların hareket açılarını biliyorum, vücutlarını çok iyi tanıyorum. Tanımadığım birini online çalıştırabileceğimi ve bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. Birebir dersten bahsedecek olursak tabii ki bunlar.  Grup dersleri biraz daha farklı. Herkes kendinden sorumlu. Elbette eğitmen var gücü ile ilgilenmeye çalışır ancak bu bir yere kadar mümkün olur. Özetle, spor eğitmenliğinin (para ile) uzaktan yapılabileceğini düşünmüyorum. Yapılabilir, yapan var ama bence verimli ve doğru olmaz.  

9. Kariyerinizde hem başarılısınız hem de kendinizi geliştirmeye çok açık birisiniz, peki kariyerinizin devamı için yeni planlamalarınız var mı biraz bahsedebilir misiniz?

Teşekkür ederim. Biraz daha yogaya ağırlık vermeye kadar verdim bu sene, daha önce arka planda bırakmışım. Hem kendim için hem de öğrencilerim için bu kaygılı dünyada hepimiz için çok faydalı olacaktır.  Onun dışında istediğim hayatı ve düzeni kurduğum için mutluyum. Ben zaten sakin kendi dünyasında yaşan biriydim. 12 senelik, 5 senelik, 3 senelik öğrencilerimin de içinde olduğu yoğun bir çalışma tempom var. İnternet de şu ara ulaşamadıklarıma  yardım edebilmek için bir araç bana.

Kariyerine şu sıralar Oysho’da Trainer olarak devam eden Verda Kutsal ‘ı takip edebilmek için ve online videoları ile evde çalışabilmek için;

  • Instagram hesabı : verda.kutsal
  • YouTube hesabı : VERDAKUTSAL
Yazar

1991 yılında Bursa’da doğdum. Eğitimim için Eskişehir, İstanbul gibi birçok şehirde yaşadıktan sonra şuan Çanakkale’de hayatımı sürdürmekteyim. Farklı şehirlerde yaşamamanın hayatserüveninde yeni maceralara yer vermesinden dolayı insanı olgunlaştırdığını düşünüyorum. Yaklaşık 6 yıldır sağlıklı beslenme, spor konularıyla ilgileniyorum.

Bir Yorum Yaz